Yearly Archives: 2017

Ankara'nın beyaza büründüğü güzel bir kış gününde, Üniversitemiz 4. sınıf öğrencilerinden bir grup ile Vakfımızın tecrübeli mezunlarını kahvaltıda bir araya getirdik. Üç değerli mezunumuz, Sayın Erinç Yurter (Sosyoloji), Ahmet Aydın (Makina Müh.) ve Ahmet Gönüllü (Elektrik ve Elektronik Müh) hayat ve iş tecrübelerini paylaştılar. Ayrıca Vakıf Yönetiminden de Erdal Yılmaz, Zekiye Demir ve Caner Evlice katılım sağladılar.

Eşi de ODTÜ'lü olan Erinç Yurter  aile olarak girişimci bir niteliğe sahipler. Kurutulmuş meyve ve sebze sektöründe ihraç kalitesinde ürünler ortaya koyan ve özel kurutma yöntemleri geliştirmiş olan şirketin sahipleri. Aynı zamanda  iş yerlerinde yenilenebilir enerji kullanımı konusunda da özel bir hassasiyetleri var. ODTÜ'den mezun olduktan sonra yurtdışına gidip İngiltere'de yüksek lisans eğitimini yaptıktan sonra ülkesine geri dönen Erinç Yurter, başarılı olmada üç faktörün kesişimini yakalamanın önemli olduğuna dikkat çekti: En iyi bildiği işi yapmak, en sevdiği işi yapmak ve yaptığın işin para getirmesi. ODTÜ'lülerin ticari sektörde bir saygınlığının olduğu ama değer üretmeyenin de saygınlığının söndüğü, dolayısıyla ODTÜ'lüler değer ürettikçe de ODTÜ’nün saygınlığının artırdığını vurguladı. Girişimciliğin önemli olduğu ancak sürdürülebilirlik olmadıkça bir yere varılamayacağı, sürdürebilirlik için de sabır ve sebatın önemli olduğunu hayat tecrübelerinde gördüklerini belirtti.

Ahmet Aydın ise ODTÜ Makina Mühendisliğinden mezun olduktan sonra aynı  bölümde asistanlık yapıp yüksek lisans ve doktora çalışmalarında bulundu. Daha sonrasında özel sektörde, BOTAŞ ve EPDK'da görev yaptı. Ahmet Aydın, ODTÜ'lülerin sektörde kendini hemen belli ettirdiklerine, başarılı olduklarına, özgüvenlerinin yüksek olduğuna ve okulda verilen disiplinin bu başarıda çok etkin olduğuna vurgu yaptı. Eğitim hayatımızda aldığımız bu gizli disiplinin bizi profesyonel hayatımızda başarıya götürdüğünü, ODTÜ'lünün iş ortamında başkasına yük değil başkasının yükü taşıyan nitelikte ve çözüm önerileriyle masaya oturan kişiler olduğunu, ODTÜ'lü ile çalışmanın çalışana avantaj sağlayacağını belirtti. İşletmelerin hayat çevriminde İbni Haldun'un hayat çevrimine ve bir başarının eğer kendini yenileyemezse en çok 4 nesil süreceğine dikkat çekti. Devralınan mirasın yeni ve özgün teşebbüslerle güçlenmesinin önemine değindi.  İş ortamında inanç sistemimiz ile bağlantılı hareket etmemizin önemli olduğunu özellikle Kur'an'daki Fatiha Suresinin bize hesap vermeyi hatırlattığına, yaptığımız işlerde de "hesap verebilirlik" anlamında bunu dikkate almamız gerektiğine vurgu yaptı.

Son olarak; "başkalarının hayatını yaşayamayacağımızı ancak onlardan örnek alarak kendi hayatımızı yönlendirebileceğimizi ve dolayısıyla kendimizin diyebileceğimiz bir hikayemizin de böylece oluşturabileceğini ve bunun bize maliyetinin daha az olabileceğini" diyerek sözlerine başlayan Ahmet Gönüllü, 9 çocuklu bir aileden gelerek ODTÜ'ye derece ile ilk sıralarda girip bölümü şeref öğrencisi olarak bitirdiğini, bir Amerikan firmasında yurt dışı iş fırsatları varken ülkesinde kalmayı tercih ettiğini ve mezun olduktan sonra aynı  bölümde master yaparken TÜBİTAK'ta görev aldığını belirtti. Lise yıllarında kendisine bilim adamı olmayı hedef edindiğini, ancak buna fırsat verilmeyince bir arkadaşıyla diplomalarını ortaya koyarak teknoloji firması kurduklarını söyledi. Türkiye'de ilk dalma elektro-erozyon (electric discharge machining) tezgâhını geliştirmeye başladıklarını ve 1993 yılında Türkiye'de üretilmiş ilk CNC kontrollü dalma elektro-erozyon tezgâhını satışa sunduklarını ve bunun gibi birçok özgün ürünü de geliştirdiklerini belirtti. İş hayatında girişimcilik ve sürdürülebilirliğin (kurumsallaşma) dikkatli ve ayrı ayrı yönetilmesi gerektiğini, bunun hiçte kolay olmadığını hayat tecrübelerinde gördüklerini, kendi firmalarında bu zor süreci ancak 2005'lerde aşabildiklerini ifade etti. Bu problemin hepimizin (ülkemizin) problemi olduğunu belirtti. Türkiye'nin mevcut ekonomi ikliminde, üretim yapanların veresiye veren tüccarın durumunda olduklarını, dolayısıyla büyük risk aldıklarını ifade etti. Ne yetiştirmek istiyorsak, onun serpilip gelişeceği ortamı hazırlamamızın gerekliliğine vurgu yaptı. Kısaca “Altını olan, kuralı koyar” şeklinde ifade etti. Aynı gemide olduğumuz realitesinin yeterli olmadığını, aynı zamanda aynı geminin farklı unsurları olarak bütünün parçaları yani, motoru, şanzumanı, balatası vs olduğumuzu unutmamamız gerektiğini belirtti. Kısacası, yıllardır üretim yapan yani katma değer üretenlerin Türkiye’de üvey evlat muamelesi görmemesi gerektiğini vurgulayarak  konuşmasına son verdi.

Toplantı soru cevap şeklinde öğrencilerin de katılımı ve yorumlarıyla devam etti.

Vakfımızın mezun-öğrenci buluşmasına farklı mezun ve öğrencilerimizle belli aralıklarla devam edeceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ODTÜ Mezunları Birliği Vakfı olarak T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı'na verdiğimiz "Kamera Sende" isimli gençlik proje teklifimiz kabul edilmiş ve 1 Kasım itibari ile başlamıştır. Bu proje de, Türk ve Suriye'li bayan ve erkek 20 gence sinema eğitimi verilecek ve saha uygulaması gerçekleştirilecektir.

Gençlerimiz 3 ay (toplamda 12 hafta sonu-24 ders günü olmak üzere) sinema eğitimi alacaklar, sonraki iki aylık süreçte de her aşamasını kendilerinin hazırlayacağı iki film üreteceklerdir. Proje toplamda 5 ay sürecektir.

Kamera Sende projesi eğitimi veren ekipte Gazi Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden akademisyenler, profesyonel yönetmen, yapımcı, kurgucu ve senaristler ile TRT yapımlarında tecrübesi olan görüntü yönetmenleri ve kameramanlar yer almaktadır.

Kamera Sende projesi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan da takip edilebilir.

kamera sende (facebook)

kamera sende (instagram)

kamera sende (twitter)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ODTÜ Mezunları Birliği Vakfı, Savunma Sanayi ve Teknolojileri Komitesi'nin (SASTEK) MKEK ziyareti. (4 Kasım 2017)

Vakfımızın çalışma komitelerinden Savunma Sanayi ve Teknolojileri  Komitesi (SaSTeK) üyelerinden oluşan bir ekip ile 4 Kasım Cumartesi günü tam gün olarak Makine Kimya Endüstrisi (MKE) Kurumuna bir ziyaret gerçekleştirdi. MKEK, ülkemizin güvenliği için günümüzde önemli bir yere sahip ayrıca 5000'den fazla çalışanıyla ülkemize yıllık 120 milyon doları bulabilen ihracaat hacmine imza atmakta. 2016 yılında Türkiye'nin en iyi 3. Savunma ve Havacılık ihracatçısı seçilmiş. Kuruluşu, Fatih Sultan Mehmet Han'ın toplarının dökülmesine, Osmanlı İmparatorluğu 15. yüzyıl dönemine kadar uzanmakta olan bu Kurum, Osmanlı döneminde "Tophane-i Amire" olarak anılmakta idi.

MKEK yöneticileri sayın Ahmet TAŞKIN (Genel Müdür) ve Sayın Akif AKGÜL'ün (Genel Md. Yrdcısı) katılımları ile Ankara Tandoğan'da bulunan tesisler ve Sanayi ve Teknoloji Müzesi'nin ziyaretleri sonrasında Kırıkkale'deki Silah Fabrikası Tesislerine gidildi. Tesislerde  özellikle silah, mühimmat ve diğer sistemleri üzerine bir tanıtım yapıldı. Ziyarette ayrıca yerli Piyade tüfeği olarak ordumuzun envanterine giren YPT 76'nın atış poligonlarda canlı atış testleri de yapıldı.

Kendileri de ODTÜ mezunu olan sayın Taşkın ve Akgül toplantı sonrasında SaSTeK ekibini Kırıkkale Silah Fabrikası içinde bulunan ve Osmanlı dönemine ait silahların da sergilendiği Silah Müzesine götürdü. Orada SaSTeK ekibini bir sürpriz bekliyordu. MKEK'in Haber Bültenin ilk sayısının kapak sayfasında şöyle bir haber vardı: " Ortadoğu Teknik Üniversite Makina Fakültesi Talebeleri Kırıkkale Top Fabrikasında"  Sayı 1 Yıl 1, 1 Eylül 1957. Henüz ODTÜ kurulalı 1 yıl olmuş ve öğrencileri hemen sahaya inip bu milli kuruluşumuza sahip çıkmışlardı. Tam 60 yıl sonra yine ODTÜ'ler aynı yere ziyarette bulunmuşlar ve ülkemizin konvansiyonel silah sistemlerinin omurgası olan bu kuruluşumuz ile beraber olduklarını ve ortak çalışma isteklerini varlıklarıyla ifade etmişlerdi. Tarih adeta yeniden başa sarmıştı.

1957 yılında ODTÜ'lülerin MKEK Top Fabrikasını ziyareti (MKEK Bülteni, Sayı 1 Yıl 1. 1 Eylül 1957)

Yakın zamanda envantere girmiş olan yüksek performanslı Milli Piyade Tüfeği, MPT-76

Uçaktan atılan sığınak delici bomba, 2 m kalınlığındaki betonu delebiliyor.

MKEK Sanayi ve Teknoloji Müzesi: Tandoğan-Ankara'da 1000'nin üzerinde parçanın serginlendiği ve 2. Abdulhamit döneminden kalma tarihi bir bina ve etrafına kurulu bir müze. Daha önce süvari kışlası Kurtuluş savaşı ve sonrasında silah üretim atölyesi olarak kullanılmış.

Kurtuluş savaşında 8 defa tekrar kullanılan Gazikovan. Son kullanan Karahisarlı Seyfi çavuş şehit düşer ve künyesi ve bir mektupla tekrar Ankara'daki atölyeye yeniden dolum için gönderilir. (MKEK Sanayi ve Teknoloji Müzesi: Tandoğan-Ankara)

Genel Müdür Ahmet Taşkın Müzedeki Gazikovan'nın tarihçesinini anlatırken

Silah Üretim Fabrikası Çalışanları

MKEK yetkilileri Kırıkkale Silah Fabrikasında yeni silahlar hakkında SASTEK üyelerini bilgilendiriyor.

ODTÜ'lü MKEK Genel Müdürü Ahmet Taşkın (2016-       )

ODTÜ'lü MKEK Genel Müdürü M. Hilmi Güler (1991-1992)

Tophane Müşiri (komutanı) Halil İbrahim Paşa (1862). 1826 da Yeniçeri ocağı kaldırılmasından sonra Topçu Ocağı da Tophane Müşiriyetine dönüştürülür.

ODTÜ Mezunlar Birliği Vakfı Yönetimi olarak Basbakan Yardımcımız Sayın Fikri IŞIK Bey'i Çankaya Köşkündeki Başbakanlık makamında ziyaret ettik. Vakfımızın kuruluşunda da bulunmuş bir ODTÜ'lü olan kendisini Başbakan yardımcısı olarak görmekten duyduğumuz menmuniyeti ifade ettik. Yaklaşık 1 buçuk saat süren görüşmede, kendisine Vakfımızın faaliyetleri ve gelecekteki planları hakkında bilgi verdik. Daha önce iki Bakanlık ve halen Başkabakan Yardımcılığı görevinden dolayı engin tecrübesiyle, Vakfımızın ve tüm ODTÜ mezunlarının Ülkemiz açısından önemine işaret ederek; bu konuda daha fazla gayret göstermemiz, projeler üretmemiz ve stratejik önemi olan konularda ciddi raporlar  hazırlamamız gerektiği; ve nihayetinde  Türkiye'nin problemlerine ODTÜ'lüler olarak çözümler üretmemizin önemini vurguladı. Sayın Bakan Işık'a görevinde başarılar diliyoruz.